Apple dün pekçok üründe güncelleştirme yaptı. İlgili haberimizde konuyla ilgili bilgileri bulabilirsiniz. Şimdi ise öne çıkarılmayan özelliklere yorumlarla karışık değinmek istiyorum.
Magic Mouse:
Magic Mouse’u ilk sıraya koydum çünkü tamamen yeni sayılabilecek tek ürün. İlk bakışta Mighty Mouse’un güncellemişi gibi düşünebilirsiniz ama kaydırma topunun olmaması, düğme yerine tamamen dokunmatik yüzey sunması ve gerçekten şık tasarımı onu diğer bütün güncel farelerden ayırıyor. Optik okuma yerine daha başarılı lazer teknolojisini kullanan Magic Mouse’u açıkçası test etmek için yakın zamanda bir Apple Store’a uğramayı düşünüyorum. Apple’ın sitesindeki video’dan görebildiğimiz üzere, farenin bütün yüzeyini kaydırma, pan ve zoom için kullanabiliyoruz. Ama zoom fonksiyonu için klavyedeki Control tuşunu da kullanmak lazım.

Mighty Mouse’ta pekçok kullanıcı kaydırma topunun zor temizlenmesinden ve çabuk bozulmasından şikayet ediyordu. Dokunmatik yüzey kontrolleri konusunda iPhone ve trackpad gibi uygulamalarda liderliğini kanıtlayan Apple, bakalım bu sefer kullanıcıları ne kadar memnun edebilecek. Merak ettiğim bir diğer nokta da, düğme olmadan sürekli parmak indirip kaldırma yoluyla tıklamanın elimizi yorup yormayacağı. Mighty Mouse’un aksine iPhone’daki gibi dokunmatik bir şekilde tıklama özelliğine ulaşılıyor. 69 Dolarlık fiyatla ABD’de satışa sunulan Magic Mouse, yeni iMac’lerle birlikte de geliyor. Bluetooth destekli Mac’inizde Magic Mouse kullanmak istiyorsanız en az Mac OS X 10.5.8 ve Wireless Mouse Update 1.0 yüklü olması gerekiyor. Eğer Mac OS X 10.6.2 kullanıyorsanız Wireless Mouse Update isimli güncelleştirmeye ihtiyacınız yok. 10.6.2 çıkmadan bunu nereden mi biliyoruz? Tabi ki Apple’ın Magic Mouse kullanım kılavuzundaki açıklamadan

Yeni iMac:
Apple’ın dizüstü işlemcili masaüstü bilgisayarı iMac’te ciddi yenilikler var. Tarihinde ilk kez iMac serisinde Intel’in masaüstü işlemcileri kullanılıyor. Evet yanlış duymadınız, bugüne kadar ısınma ve güç tüketimi gibi sebeplerden dolayı mobil işlemciler kullanan iMac’lerde artık dört çekirdekli Core i5 ve Core i7 modellerini seçebiliyoruz. Tabi bu işlemciler sadece üst düzey 27 inç modelde mevcut. 21.5 inç modelde yine kasanın boyutlarından dolayı mobil işlemci kullanılmış.
Ekranlar artık daha büyük, 16:9 en boy oranına sahip, LED teknolojili ve IPS panel kullanıyorlar. Eski modellerde sadece üst seviyede IPS varken giriş seviyesi TN paneldi. Artık bu ayrım ortadan kalkmış oluyor. Daha büyük ekranlar aslında kullanıcılar için olduğu kadar Apple açısından da avantajlı. Kasa boyutları arttığı için Apple daha fazla hareket alanı sahip olmuş. Gizmodo’nun yaptığı incelemelerde bunun son kullanıcıya etkileri daha fazla RAM kapasitesi ve artırılmış ses kalitesi olarak belirtilmiş. Yeni kasa iMac’ler artık dört RAM yuvasına sahip oldukları için maksimum 16 GB bellek kapasitesine sahip olabiliyorlar. Yukarıda bahsettiğimiz gibi bir diğer fayda da, daha iyi soğutma sistemi sayesinde masaüstü işlemcilerin kullanılabilir hale gelmesi.

27 inç modeldeki bir diğer ilginç yenilik de Target Display Mode (Hedef Görüntü Kipi) adı verilen özellik. Forumdaki tartışmalarda üyelerimizin zaman zaman dile getirdiği, ikinci bilgisayarı ekran olarak kullanabilme fonksiyonu bu sayede mümkün oluyor. Mini DisplayPort bağlantısı üzerinden iMac’e bağladığınız bilgisayar veya diğer bir kaynağın görüntüsünü almak ya da ikinci monitör olarak kullanmak için bu özelliği deneyebilirsiniz. iMac’i olan bir kullanıcı Mac mini alması durumunda monitör masrafından da kurtulabilir. 21.5 inç modelden bu özellik neden esirgenmiş bilinmez.Bana kalsa önceki Mini DisplayPort içeren iMac’lerin de bu özelliğe kavuşması sağlanmalı. Bahsedeceğim son ayrıntı ise VESA adaptörleri hakkında. iMac’i duvara monte etmeyi düşünüyorsanız 27 inç modeli almalısınız çünkü 21.5 için böyle bir adaptör satılmıyor. Pek gariban kalmış bu model, zaten ismi de garip, 21.5 inç. Neden 21 ya da 22 değil diye sormadan edemiyor insan. Ha, bir de SD kart yuvaları var ki, bence varlığı ya da yokluğunun herhangi bir etkisi mevcut değil.
MacBook:
Önceki modellerde iyiden iyiye gözümüze girmeye başlayan giriş seviyesi dizüstümüz MacBook’un, Apple’ın laboratuar deneylerinin kurbanı olduğunu görüyoruz. 13 inç MacBook Pro’ya gelen Firewire kapısı, yeni MacBook’tan esirgenmiş (We want Firewire sayfasını güncelleyin mi diyorlar acaba?). Eski modellerde ayrı olan ses giriş ve ses çıkışı ise tek bir kapıda birleştirilmiş. Video çıkış kapısı ise Mini DVI yerine artık Apple’ın yeni standartı Mini DisplayPort olmuş. Engadget ve Gizmodo’nun yaptığı incelemelere göre yeni tasarım kalınlık olarak aynı olmasına rağmen daha tombul görünse de elde sağlam bir his veriyormuş. Bir de kasanın alt tarafının plastik kaplama olması durumu var. Kaymayı engellemek için konulan bu özelliği kim, neden akıl etti de uygulamaya koydu bilemiyorum ama bence çok fena bir şekilde kirlenmeye müsait. Altı tozdan kararmış “beyaz” Macbook’lara hazır olun!
